Çalışma Saatlerimiz: Pts - Cts - 09:00 - 18:00, Pazar Günleri Kapalı

Gezegenimizi Kurtarın, Cildinizi Kurtarın…

Gezegenimizi Kurtarın, Cildinizi Kurtarın...

Gezegenimizi Kurtarın, Cildinizi Kurtarın…

Dünyası para olanların, ödülü cehennemdir. (Dr. Hakan İnanır)

 

Günümüzde her şey maalesef para odaklı olduğundan, hassas olmamız gerekenleri unutmuş gibiyiz. Elbette içimde hala hassasiyet taşıyanlarımız var. Maalesef bunun yeterli olmadığını ve dünyamızın bozulduğunu gün be gün görüyoruz. İşte bu noktada mirasımız cehennem olmaya başlıyor. Böyle devam ederse belki 50 yıl sonra dünya ne kadar yaşanmaya değer bir yer olur bilmiyorum. Zehirli ve alerjen kozmetikler yetmezmiş gibi, gereksiz ambalajlar, hayvansal içeriklerle dolu kozmetikler milyar dolarlık bir piyasa oluşturmaktadır.

Düşünün bir kere, ambalajı ile satın alınan bir ürün, eve gittikten sonra birkaç saniyede çöp kutusunu boyluyor. O halde amaç sadece satışı kolaylaştırmak değil de nedir. Sadece satış için (para) binlerce ağaç kesmeye değer mi? Binlerce … elbette, düşünün, bir eczanede veya parfümeride vitrinlerdeki gereksiz ambalajlara bakın, sonra mahallenizdeki yerleri sonra şehrinizi sonra ülkenizi ve sonra da dünya ülkelerini düşünün. Kaç ağaç-orman birkaç saniye için yok ediliyor. Tabi bir de dışındaki o plastik var. Bu ise zaten dönüşümsüz çöp.

Hayvanlar konusuna gelince, hayvanlar üzerinde test edilmemiş hikayesini birçok firmada duyabilirsiniz. Biz bu cümleyi hiçbir şekilde yeterli görmüyoruz. Biz diyoruz ki, bizim hiçbir hayvansal içeriğe ihtiyacımız yok. Neden mi? Çünkü ihtiyacımız olan tüm içerikleri bitkilerden elde edebiliyoruz hem de daha kaliteli olarak, yani cildimize uyumlu veya özdeş olarak. Yani hayvanları da katletmeye son verin artık.

İşte bütün bunlara duyarlı olabilmek ve mirasımızın cennet olması için mücadeleye Leyla İnanır ailesi olarak savaş ilan ettik. Herkes kapısının önünü temizlerse cümlesinden yola çıkarak, bizde YU Standartları felsefesini kendimize düstur edindik. YU Standartları, yaşam kuralları bilimi demektir. Yani Leyla İnanır Sağlık & Güzellik Bakımının; bilimsel tarzı, tüm yaratılıştaki mükemmeliyeti tekrar kazandıran ve koruyan kriterlerle; cilt, hayvan ve çevre dostudur. Bu konularla ilgili gelirlerin ciddi bir kısmı gönülden harcanmaktadır.

En önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri ise yıllardır, ücretsiz olarak içerik maddeleri seminerleri ile toplumu bilinçlendirme çalışmalarının her ay yapılmasıdır.  

Çevresel şartlardan dolayı endişe duyanlar ve sağlıklı bir cilde sahip olmanın duyarlılığını hisseden herkes hem kendisi için hem de ailesi için YU Standartları oldukça iyi bir cevap olacaktır. Tek yapmanız gereken YU prensiplerini uygulamak.

YU Standartları Faktörü
Leyla İnanır, müşterilerine, çevreye ve hayvanlara karşı hayat boyu sorumluluk için
YU Standartları’ nı destekliyor.

Cildimiz içinse,

Cildinize sağlıklı bir deneyim yaşatmalısınız…

Yeşile gitmek ve güzel görünmek…

Bunlar birbirinden ayrılmaz iki şey kuşkusuz…Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; yaşamın 3 / 1’ i genetik yaratılışa bağlı. (Hayat stiline bağlı) Doğal yaşam koşulları genetik yaşam biçimimizi de etkiliyor… Doğal yaşamak, yaşlanma oranını da ciddi anlamada azaltır.

Öyleyse bunun için ne yapabiliriz? Bunu öğrenmek adına,

Yeşile dönüş aşaması…

Özel işleme tabi tutmak. 

Sağlıklı beslenme, cildinizin görüntüsünü gözle görülür şekilde değiştirir. Bilimsel çalışmalar et yememenin veya çok az yemenin sağlıklı olmayı ve belirgin şekilde güzel görünmeyi sağladığını açıklıyor. Çiğ taze sebze suyu içmeye bugün karar verdiğinizde cildiniz kesinlikle parlayacaktır.

YU Standartlar Ürünler, cildinize ve çevremize saygı duyar, çünkü:
• Kimyasal Koruyucular içermez
• Kimyasal Güneş Koruyucular içermez
• Renklendiriciler içermez
• Parfüm içermez
• Mineral Yağlar içermez
• Hayvansal Kökenli Maddeler içermez
• Oksijensizdir
• Gereksiz Ambalaj içermez

Sağlıklı bir cilt bakımına ve çevremize özen gösteriyoruz.

Çevre dostu ve güzel bir cilt

Sizin ve ailenizin cildiniz üzerinde kullandığı pek çok ürün, tüm dengesizliklere, alerjilere, hassasiyetlere ve erken yaşlanmaya neden olarak sadece cildinizi kirletmekle kalmaz, aynı zamanda da yıkıcı etkisiyle göllerimizi ve akarsularımızı da kirletir.

Gezegenimizi Kurtarın

Cildinizi Kurtarın…

Mutlu ve Sağlıklı YU Standartları günleri dileriz.

Dr. Hakan İNANIR

HAYVAN HAKLARI

HAYVAN HAKLARI

HAYVAN HAKLARI İÇİN MÜTHİŞ ADIM YINE DR. BAUMANN DAS INSTITUT ve LEYLA İNANIR SKINOLOJI AKADEMİLERİNDEN

Kozmetik endüstrisinin her gün piyasaya sürdüğü yığınla kozmetik ürünün, yıllar içinde milyonlarca hayvanın yaşamına sebep olduğunu unutmamalıyız!

 Bizde Leyla İNANIR International Skinoloji Akademileri olarak; vahşete bir son vermek ve diğer firmaların da bu sessiz çığlığa kulak vermeleri adına sokak hayvanları barınağından hasta ve yardıma ihtiyacı olan hayvanlara destek vermekteyiz. Biz onlarla olmaktan çok mutluyuz.

Gerek Kozmetik Akademimiz olarak gerekse Salonlarımız yani Das Isntitutlerimiz olarak böyle bir sosyal yardımımı kendimize amaç edinmenin ve Dr. Baumann ürünlerindeki bulunan ” HAYVANSAL KATKI MADDESİ İÇERMEZ” Bionome şartı içinde hizmet vermekten gurur duyuyoruz.

 

Dünya sadece insanların değil. Diğer canlılarında yaşam haklarını ellerinden almaya engel olmanın tam zamanı.

Sağlıklı ve Mutlu Bionome Günler

Dr. Hakan İNANIR

1972’ DEN GELEN GÜVEN

Türkiye’nin önde gelen güzellik uzmanı olarak tanınıyor. İki çocuk annesi ve Almanca biliyor. İlk olarak, Ankara’da açtığı kuaför ve güzellik salonlarıyla sektöründe yeniliklere imza atmıştır. 1970-78 yılları arasında Almanya’da kozmetoloji öğrenimini ve yüksek lisansını tamamladı.

Eğitiminden hemen sonra bir yıl süreyle güzellik enstitüleri ve kozmetik firmalarında araştırmacılık yaptı. Benlice ürünleri ile yaptığı bir karışımdan dolayı özel ödüle layık görüldü. 1980 yılında henüz Türkiye’ye dönüş yapmamışken Ankara’da kuaför ve güzellik salonu açtı. Sonraki yıllarda, haftanın belirli günlerinde hanımları toplayarak, ücretsiz olarak kozmetoloji konusunda bilinçlendirici eğitimler verdi. Bir yandan da yurt dışındaki eğitim, fuar ve seminerlere katılarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip etti.

1978-81 yılları arasında, Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere, Avrupa’nın birçok ülkesinde araştırma ve geliştirme çalışmalarına devam etti. 1986 yılında Türkiye’ye döndükten sonra, önce Ankara ve ardından İstanbul’da Leyla İnanır Güzellik Merkezlerini açtı. Ülkemizin en önemli güzellik uzmanlarından biri olarak tanındı. Kozmetik alanında yurt dışında çeşitli eğitim kurumlarından aldığı 3 diploma ve 58 sertifikaya sahiptir.

Eğitim ve öğretim çalışmalarına da ağırlık veren İnanır’ın, Türkiye çapında yüzlerce öğrencisi bulunuyor. Günümüzde Dr. Baumann Das Institut markası altında 6 güzellik merkeziyle, sektöründe yüksek kalite standartları çerçevesinde hizmet vermektedir.

Formülümüz

Hata yapsanız bile hatalardan ders alın ve mutlaka ürün uzmanı değil, güzellik uzmanı olun. Bunun için anatomi bilin ve kendinizi geliştirin.

GÜZEL BİR CİLT SAĞLIKLI MIDIR? SAĞLIKLI BİR CİLT GÜZEL MİDİR?

Güzellik deyince ilk aklımıza sağlık gelmelidir. Çünkü ancak sağlıklı bir cilt güzel görünür. Hasta olan insanları hayal edelim, ciltleri solgundur, sarımsı ya da grileşmiştir, gözlerinin parlaklığı sönük ve donuktur. Bir önceki yazının devamı olarak güzelliğin aslında doğru pencereden bakılmasını ve açıklamasını yapmaya çalışarak, bir kamuflajdan ibaret olmadığını anlatmak istiyorum. Güzel bir cilt, güzel bir vücut şekline sahip olmak istiyorsak kozmetik endüstrisinin önümüze sunduğu her şeyi kullanmamalıyız. Çünkü, günlük hayatta kullandığımız kozmetik ürünlerin, ilaçların, cilt bakım ürünlerinin, gıdaların ve temizlik ürünlerinin çoğunda kimyasal katkı maddeleri var. Satın aldığımız ürünlerin ambalajlarında minik yazılmış içerik maddelerini (INCI) kontrol etmeliyiz. Elbette öncelikle bu kontrolleri nasıl yapmamız gerektiğini bilmeliyiz. Bu içerik maddelerine baktığımızda sıralanmış olarak birçok kısaltma, isim göreceksiniz. Bunların içerisinde öncelikle öğrenmemiz gereken bir kozmetik içerik maddesi var ve bunun adı, PARABEN

Peki, tüm uzmanların “uzak durun” diye uyardığı bu paraben nedir?

Paraben bir koruyucu; ürünlerin raf ömrünü uzatıyor ve zararlı bakteri ve mantar oluşumunu engelliyor. Düşük maliyetli olduğundan, birçok kozmetik ve kişisel bakım ürününde kullanılıyor. Eğer kozmetik ürünlerinin arka etiketlerinin üzerinde methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butylparaben ya da benzylparaben isimlerini görüyorsanız, bilin ki o üründe paraben bulunuyor, toksiktir, vücutta toksin birikmesine yol açar.

Zararları Nedir?

• Egzama ve tahriş gibi alerjik reaksiyonları tetikler.

• Vücuttaki östrojen hormonunu taklit eder ve meme kanseri riskini ciddi orana artırır.

• Cilt tarafından emildiği için tüm vücuda, tüm dokulara, hatta kana ve idrara bile karışabilir.

• Endokrin sisteme büyük zarar verir. Yani, beze oluşumu ve hormon üretimine müdahale eder.

• Bebek ve çocuklarda gelişim ve bağışıklık sistemi sorunlarına sebep olur.

• Erkek üreme fonksiyonlarının bir kısmına zarar verme riski vardır. Bazı çalışmalardan elde edilen bilgilere göre, erkeklerde testosteron seviyesinde azalma meydana getirir ve sperm sayısını düşürür.

• Vücuttan atılan ya da atık ürünlerin içerisinde kalmış olan paraben, parçalanamadığı için göller, dereler, ırmaklar ve kanalizasyon sularına karışarak, tarımda ve günlük olarak kullanılan sulara karışır. Dolayısıyla, vücuttan attığımızı ve tamamen kurtulduğumuzu sandığımız bu toksik madde, çevresel etkenlerle, belirli bir döngü içerisinde vücudumuza geri dönebilir ve sağlığımızı tehdit etmeye devam edebilir.

• Erken yaşlanmaya sebebiyet verir. Cildi gençleştirmek ve güzelleştirmek amacıyla üretilen ürünlerin içerisinde olan parabenin erken yaşlanmaya yol açması ironik görünse de, yapılan araştırmalar bu konuda insanları uyarıyor.

• Yapılan araştırmalar, parabenin güneş ışınına karşı hassasiyet geliştirerek güneşin vücuda verdiği hasarı artırdığını ve cilt hücrelerinin normalden daha hızlı öldüğünü gösteriyor.

References

[1] Gray, J. State of the Evidence: The Connection between Breast Cancer and the Environment, 2008.

[2] Danish Ministry of the Environment-Environmental Protection Agency. Statutory order on restriction on import, sale and use of certain parabens in cosmetic products for children under 3 years. Available online: http://eng.mst.dk/media/mst/Attachments/Engelskparabenbekendtgrelse.pdf August 12, 2014.

[3] Cosmetic Ingredient Review. Final amended report on the safety assessment of methylparaben, ethylparaben, propylparaben, isopropylparaben, butylparaben, isobutylparaben, and benzyparaben as used in cosmetic products. International Journal of Toxicology, vol. 27, no. 4, pp 1-82, 2008. Available online: http://www.cir-safety.org/sites/default/files/paraben_build.pdf August 12, 2014.

[4] Ye X., et al., Parabens as urinary biomarkers of exposure in humans. Environmental Health Perspectives, vol. 114, pp 1843-1846, 2006.

[5] Calafat AM., et al., Urinary concentrations of four parabens in the U.S. Population: NHANES 2005-2006. Environ Health Persp, vol. 118, no. 5, pp 679–685, 2010.

[6] Darbre PD, et al., Concentrations of parabens in human breast tumors. Journal of Applied Toxicology, vol. 24, pp 5-13, 2004.

[7] Barr L., et al., Measurement of paraben concentrations in human breast tissue at serial locations across the breast from axilla to sternum. J Appl Toxicol, vol. 32, no. 3, pp 219–232, 2012.

[8] Prusakiewicz JJ., et al., Parabens inhibit human skin estrogen sulfotransferase activity: Possible link to paraben estrogenic effects. Toxicology, vol. 232, pp 248-56, 2007.

[9] Darbre PD., et al., Paraben esters: review of recent studies of endocrine toxicity, absorption, esterase and human exposure, and discussion of potential human health risks. Journal of Applied Toxicology, 2008.

[10] Prusakiewicz JJ., et al., Parabens inhibit human skin estrogen sulfotransferase activity: Possible link to paraben estrogenic effects. Toxicology, vol. 232, pp 248-56, 2007.

CİLT GENÇLEŞTİRME VE LEKE BAKIMI

Yaz bitti, ancak lekeler kaldı. Yaz aylarında güneşin tadını çıkarırken, maalesef kalan lekeler önemli estetik (duruma göre sağlık) sorun olmaktadır. Özellikle sonbahar ve kış ayları leke bakımları için oldukça doğru bir zaman olduğu için bu dönemde leke bakımlarına çok rağbet ve ilgi var. Leke bakımında birçok farklı uygulama seçeneği mevcut. Bunlardan bir tanesi de oldukça etkili olan karbon peeling uygulamasıdır. Kolajen dokuyu canlandırmak, cildi tazelemek, yenilemek için kullanılır. Her cilt tipine uygulanabilen karbon peeling; güneşin bıraktığı lekeler, ciltteki akneler, sivilce izleri, büyümüş gözenekler, eskiyen kolajen tabakası, çevresel ve genetik pek çok faktörün olumsuz etkisini çok kısa sürede ortadan kaldırır ve tek seans sonrasında bile cilde parlaklık kazandırmak mümkün. Karbon peeling, bir çeşit lazerle yüz yenileme ve gençleştirme işlemidir. Lazerle cilt soyma ve fraksiyonel lazer yöntemlerinden en büyük farkı deri üzerinde yara ve kabuklanma oluşturmaması açısından önemli bir avantaj sağlamakta. Yağ ve cinsiyet gözetmeksizin herkese uygulanabilen karbon peeling, ciltte komple bir soyulma oluşturmadığı için, ortalama yarım saat sürer ve öğlen arasında bile uygulama yapılabilmekte, dolayısıyla kısa sürede günlük yaşama dönülmesine olanak sağlar. Karbon peeling uygulamaları genellikle ihtiyaca göre 7-14 gün arayla 5-10 seans uygulanabilir. İlk uygulamalar 1- 2 haftada bir, diğer seanslar ise ayda bir olacak şekilde devam edilir. Sonuç açısından değerlendirdiğimizde, uygulama sayısı kişinin ve tedavi edilecek yüzeyin özelliklerine göre değişir.

Uygulama şu şekilde yapılmaktadır: Karbon peeling uygulaması öncesi ön temizleme olarak yüz jel ya da süt ile temizlenir. Sonrasında daha derin temizleme ve detoks sağlaması için Cream Mask kullanıldıktan sonra buhar uygulaması ile gözenekler yumuşatılır ve açılır. Gözenekler açıldıktan sonra krem kıvamında olan karbon solüsyonu cilde uygulanır. Solüsyon 10 dk bekletildikten sonra (gözeneklere ve yağ bezlerine daha iyi nüfuz edebilmesi için) lazer uygulaması başlar. Q-Switched Nd-YAG (1064 nm) mod ile tüm karbon yapılar patlatılarak ve buharlaştırılarak temizlenir. Lazer enerjisi yağ bezlerine ulaşmış karbon partikülleri tarafından emilir ve patlatılır. Bu lokal ısı artışı kolajen sentezini uyarır. Ciltten karbon temizlendikten sonra rahatlatıcı bir maske de ciltte 10 dakika bekletildikten sonra işlem bitmiş olur.

Güneş lekelerinden kurtulmak ya da güneş lekeleri oluşmadan önlem almak ve aynı zamanda kolajeni desteklemek için karbon peeling uygulaması önerilir. Oldukça memnun edici sonuçlar sağlanmakta. Lekenin dışında hemen uygulama sonrasında ciltte canlılık ve parlaklık kişiyi ayrıca çok memnun etmektedir. “Acı var mı?” sorusuna şu şekilde cevap verebiliriz: Uygulamayı yaptıran kişiler hafif bir batma hissettiklerini ifade etmektedirler.

Hatice İnanır

Usta Öğretici

Güzellik Uzmanı

Cildin Günlük Bakımı Neden Önemli?

Çok basit aslında, hava durumunu düşünelim hemen. Hava yağmurlu olduğunda üzerimize yağmurluk giyiyor ya da şemsiye açıyoruz. Kış aylarında ise üşümemek için çok daha kalın giyiniyoruz. Bu hisleri direk yaşadığımız için hemen gerekli önlemi alıyoruz. Aksi takdirde ya terler ya da soğuktan donar ve hasta oluruz. Peki bu önlemleri alırken, neden cildimizi unutuyoruz. Cildimiz yani deri vücudumuzu saran en büyük organımızdır. En üstteki derimizin görevi de bizi korumak. Biz bu derimizi sizce yeterince koruyor muyuz?

Biz derimizi ne kadar çok korursak, ihtiyaçlarını doğru zamanda karşılarsak derimiz yani cildimiz de bizi korumaya ve sağlıklı görünmeye devam edecek.

Önceliğimiz;

1) Temizlik; her sabah ve akşam cildimizi cilt yapımıza uygun bir temizleyici ile süt ya da jel ile temizlemeliyiz. Gün boyunca tüm çevresel kirlere, makyaj ürünlerine…vb etkenlere maruz kalan cildimizi bu zararlı fazlalıklardan kurtaralım ve nefes alsın. Sabahları ise, gece boyunca biz uyusak da faaliyetine devam eden mucize metabolizmamız deri yüzeyine salgı yollamakta. Bu nedenle gece oluşan cilt yüzeyindeki fazlalıkları da cildimizden arındırmak için sabah yine temizlememiz şart.

2) Tonik ferahlık, canlılık kazandırırken, yağda eriyen kirleri temizler. Özellikle 4,8 tonik bu noktada önem kazanmakta, çünkü cildimizin pH dengesini sağlar. Doğru pH dengesine ulaşan cildimizin savunma mekanizmasından sorumlu flora bakterileri cildimizin sağlıklı kalmasına yardımcı olmaya devam eder. Ayrıca şikâyet ettiğimiz siyah noktaların oluşumu azalır ve gözeneklerimiz daralır.

3) Serum; belirttiğim gibi metabolizmamız mucizevi şekilde çalışıyor aslında, ancak yaşam tarzımız, beslenme şeklimiz gibi nedenlerden dolayı cildimiz kendi doğal kremini üretmekte zorlanıyor. Bu nedenle bizim bu eksiklikleri dışardan takviye etmemiz gerek. Cildin tekrar sağlıklı bariyerini oluşturması için gerekli serum ve daha derine etki edebilmek için özellikle lipozomları kullanmamız gerek.

4) Neden krem? Temizledik, Lipozomlar ile beslemeyi yaptık şimdi ise, cildimiz ve dış etkenler arasında bir koruyucu bariyer oluşturmamız gerekir. İşte asıl kremlerin görevleri bu görevi yerine getirmektir.

5) Göz kremi ayrıca kullanmamız gerek, çünkü göz çevresi vücudun en hassas ve ince deri yapısına sahip. Bu narin bölgeye daha hassas davranmalı ve ona özel krem, jel ve ampuller kullanmalıyız. Evin hassas çocuğu gibi düşünebiliriz.

Bu birkaç adımlık cildin günlük bakımı cildimizin kırışmasını ve esnekliğini kaybetmesini önemli ölçüde azaltacaktır. Genç yaşta olsa bile, cildinizin düzgün göründüğünü düşüncenizde temizleme ve krem özellikle kullanılmalıdır. Sıkça duyduğum bir cümle “Ne kadar geç başlarsam o kadar iyi ya da şimdiden cildimi alıştırmayım “O zaman ben sormak istiyorum:

Kırışıklıklar ne kadar geç giyersen o kadar iyi mi?

Yağmur altında üşümeye ne kadar dayanabilirsin?

Saunada kaç gün kalabilirsin?

Kaç gün susuz yaşayabilirsin?

Aynı şeyler, cildimizin basit ihtiyaçlarını karşılamak gereksiz, önemsiz ya da pahalı geliyor. Fakat gerekli ihtiyaçlar zamanında karşılanmazsa, daha sonraki maliyetler bir çoğumuzun bildiği gibi çok daha pahalı oluyor ve asla orijinali gibi de olmuyor. Tam da Instagram estetik filtrelerini kaldırmışken ve bizler sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmuşken biraz daha bu konuda düşünmemiz yerinde olur.

 

Çok basit aslında, hava durumunu düşünelim hemen. Hava yağmurlu olduğunda üzerimize yağmurluk giyiyor ya da şemsiye açıyoruz. Kış aylarında ise üşümemek için çok daha kalın giyiniyoruz. Bu hisleri direk yaşadığımız için hemen gerekli önlemi alıyoruz. Aksi takdirde ya terler ya da soğuktan donar ve hasta oluruz. Peki bu önlemleri alırken, neden cildimizi unutuyoruz. Cildimiz yani deri vücudumuzu saran en büyük organımızdır. En üstteki derimizin görevi de bizi korumak. Biz bu derimizi sizce yeterince koruyor muyuz?

Biz derimizi ne kadar çok korursak, ihtiyaçlarını doğru zamanda karşılarsak derimiz yani cildimiz de bizi korumaya ve sağlıklı görünmeye devam edecek.

Önceliğimiz;

1) Temizlik; her sabah ve akşam cildimizi cilt yapımıza uygun bir temizleyici ile süt ya da jel ile temizlemeliyiz. Gün boyunca tüm çevresel kirlere, makyaj ürünlerine…vb etkenlere maruz kalan cildimizi bu zararlı fazlalıklardan kurtaralım ve nefes alsın. Sabahları ise, gece boyunca biz uyusak da faaliyetine devam eden mucize metabolizmamız deri yüzeyine salgı yollamakta. Bu nedenle gece oluşan cilt yüzeyindeki fazlalıkları da cildimizden arındırmak için sabah yine temizlememiz şart.

2) Tonik ferahlık, canlılık kazandırırken, yağda eriyen kirleri temizler. Özellikle 4,8 tonik bu noktada önem kazanmakta, çünkü cildimizin pH dengesini sağlar. Doğru pH dengesine ulaşan cildimizin savunma mekanizmasından sorumlu flora bakterileri cildimizin sağlıklı kalmasına yardımcı olmaya devam eder. Ayrıca şikâyet ettiğimiz siyah noktaların oluşumu azalır ve gözeneklerimiz daralır.

3) Serum; belirttiğim gibi metabolizmamız mucizevi şekilde çalışıyor aslında, ancak yaşam tarzımız, beslenme şeklimiz gibi nedenlerden dolayı cildimiz kendi doğal kremini üretmekte zorlanıyor. Bu nedenle bizim bu eksiklikleri dışardan takviye etmemiz gerek. Cildin tekrar sağlıklı bariyerini oluşturması için gerekli serum ve daha derine etki edebilmek için özellikle lipozomları kullanmamız gerek.

4) Neden krem? Temizledik, Lipozomlar ile beslemeyi yaptık şimdi ise, cildimiz ve dış etkenler arasında bir koruyucu bariyer oluşturmamız gerekir. İşte asıl kremlerin görevleri bu görevi yerine getirmektir.

5) Göz kremi ayrıca kullanmamız gerek, çünkü göz çevresi vücudun en hassas ve ince deri yapısına sahip. Bu narin bölgeye daha hassas davranmalı ve ona özel krem, jel ve ampuller kullanmalıyız. Evin hassas çocuğu gibi düşünebiliriz.

Bu birkaç adımlık cildin günlük bakımı cildimizin kırışmasını ve esnekliğini kaybetmesini önemli ölçüde azaltacaktır. Genç yaşta olsa bile, cildinizin düzgün göründüğünü düşüncenizde temizleme ve krem özellikle kullanılmalıdır. Sıkça duyduğum bir cümle “Ne kadar geç başlarsam o kadar iyi ya da şimdiden cildimi alıştırmayım “O zaman ben sormak istiyorum:

Kırışıklıklar ne kadar geç giyersen o kadar iyi mi?

Yağmur altında üşümeye ne kadar dayanabilirsin?

Saunada kaç gün kalabilirsin?

Kaç gün susuz yaşayabilirsin?

Aynı şeyler, cildimizin basit ihtiyaçlarını karşılamak gereksiz, önemsiz ya da pahalı geliyor. Fakat gerekli ihtiyaçlar zamanında karşılanmazsa, daha sonraki maliyetler bir çoğumuzun bildiği gibi çok daha pahalı oluyor ve asla orijinali gibi de olmuyor. Tam da Instagram estetik filtrelerini kaldırmışken ve bizler sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmuşken biraz daha bu konuda düşünmemiz yerinde olur.

İstenmeyen Kalıcı Makyajdan Kurtulmanız Artık Hayal Değil

Kalıcı Makyajınızdan kurtulmak için çözümler mi arıyorsunuz? O zaman mutlaka bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. Hizmetler kısmında diğer silme yöntemleri hakkında bilgi alabilir ya da bize dönüş sağlayabilirsiniz.

Artık Üzülmenize Gerek Yok 

Hanımlar bazen kendi kaş, dudak ya da göz yapılarından memnun olmazlar ve genellikle kalıcı makyaj uygulamasına başvururlar.

Fakat bazen yapan kişinin gerekli profesyonelliğe sahip olmaması ve yeterli tecrübeye sahip olmaması nedeniyle kalıcı makyaj silme işlemine başvurulabilmektedir.

Kalıcı Kaş Makyajı, Kalıcı Dudak veya Eyeliner nasıl silinir araştırmaya başlarlar.

İnternet sitelerine baktığınızda karşınıza birçok silme yöntemi çıkar, fakat bunlardan hangisi en güvenilir, en sağlıklısı bunu ayırt etmek çok zordur.

Çünkü hep çok başarılı resimler yayınlanmış ya da açıklamalar yapılmıştır. Bu işi profesyonel yapmak için çok iyi deri bilgisine, çok iyi tecrübeye sahip olması, yeni bir metodu deneyenlerin, diğer metotları da bilmesi, sektör, cihaz, ürün bilgisinin yeterli olması gerekir.

Her yeni çıkan mükemmel sonuç verecek diye bir şey söz konusu değildir.

Kalıcı makyajı tek bir defada yaptırmak mümkün iken bundan kurtulmak her zaman bir defada mümkün olmayabiliyor.

Dr. Baumann Das Institut’ ler de bu tarz bir işlemi profesyonel uzmanlarımız tarafından kişiye; öncesi, uygulama süreci, bu süreçte oluşabilecek ve yapılıp yapılmaması gereken her şey anlatılmaktadır.

Sektörde silme adına yapılan uygulamalar hangileridir:

1.Solüsyon ile silme

2.Boya ile kamuflaj

3.Krem tavsiyesi ve evde krem kullanımı

4. Solüsyon ile kusturma

5. Lazer ile silme

Bu yöntemlerden hangisi neden başarılı, detaylı bilgi almak için bizi arayabilirsiniz

Dr. Baumann Das Institut

 

Güvenli ve hızlı hizmet anlayışımız, kaliteli ve nitelikli ürün yelpazemiz ve uygun satış koşullarımızla siz kıymetli müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Neden Kalıcı Makyaj?

Neden Kalıcı Makyaj?
Kalıcı Kaş Uygulaması?
Kalıcı Eyeliner Uygulaması?
Kalıcı Dudak Şekillendirme?

Kalıcı Makyaj Güvenli midir?

Gereken özen gösterilir ve temizliğe önem verilirse evet güvenlidir. Kullanılan pigmentlerin (renklerin) tümü doğal olmalıdır. Kullanılan malzemenin tek kullanımlık steril malzemeler olması gerekir. Böylece ortamdan herhangi bir hastalığın bulaşma riski sıfırlanır. Kalıcı makyaj yaptırmadan önce, cilt renginin alt tonlarındaki farklılıkları ortaya çıkaracak olan bir test uygulanabilir. Bu test sayesinde kişinin alerjik olup olmadığı da anlaşılarak herhangi bir alerjik reaksiyon riski elimine edilir. Her seansta tek kullanımlık cerrahi eldivenleri kullanılmalıdır. Uygulama öncesi tüm temizlik gerekleri yerine getirilmişse riskler hemen hemen sıfırlanmıştır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:


Kalıcı Makyaj Cihazları?

Kalıcı makyaj veya daha doğru ismiyle \”Mikropigmentasyon\” uygulaması steril ve tek kullanımlık bir iğne ile doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması işlemidir. Kozmetik ve para medikal uygulamalarda kullanım için tasarlanan MEI-CHA ISTAR güçlü teknik özellikleri, göz alıcı şık tasarımı ve hijyen kurallarına uygunluk sağlayan çok özel tasarıma sahiptir. Cihaz hızı kullanıcılara ve müşteriye konforlu uygulama rahatlığını sunar. 13,000 rpm/dakika çıkışı ile her vuruşta eşit güç verir, maksimum veya minimum hız seçiminde değişmeyen tutarlı iğne derinliğine sahiptir. Bu yüksek hız sayesinde uygulama süresini aşağı çekerek müşterinin acı hissi de fark edilir derecede azalır. Kendinden soğutma fanı sayesinde uygulama sırasında cihazın ısınma ve durma evrelerini ortadan kaldırarak kesintisiz işlem yapmanızı sağlar. Birbirinden bağımsız olarak çalışabilen çift motora sahiptir. Opsiyonel olarak ikici el ve ayak probu eklenebilir. Bu sayede iki ayrı uzmanın aynı anda iki ayrı müşteriye hizmet vermesi sağlanarak zaman ve para kazandırır. Eş zamanlı çalışabilen profesyonel bir cihazdır. Cihaz el probu tek kullanımlık kişiye özel hazırlanmış bir tasarıma sahiptir. Bu da her müşteriye özel son derece hijyenik bir uygulama konforu sağlar. Her uygulamada iğne ve değişebilen komple kalem ucu ile hastalıklara ve enfeksiyon kapma riskine karşı %100 güvenlidir.